Kediler kuduz virüsüne yakalanabilir ve bu tehlikeli hastalığı hem diğer hayvanlara hem de insanlara bulaştırma riski taşırlar. Kedigiller, sıcakkanlı memeliler oldukları için kuduz virüsüne karşı oldukça hassastır ve enfekte bir hayvanla temas ettiklerinde hastalığı kolayca kapabilirler. Kedilerde kuduz, merkezi sinir sistemini doğrudan etkileyen ve ne yazık ki ölümcül sonuçlar doğuran viral bir enfeksiyondur. Evcil dostlarımızın ve kendi sağlığımızın korunması adına kedilerde kuduz hastalığının gelişimini, bulaşma yollarını, gösterdiği klinik belirtileri ve en önemlisi bu durumdan korunma yöntemlerini detaylıca bilmek büyük önem taşır.
Kuduz, Lyssavirus cinsine ait bir virüsün neden olduğu, merkezi sinir sistemini hedef alarak beyin iltihabına yol açan akut ve ölümcül bir enfeksiyondur. Virüs kedi vücuduna girdiğinde, sinir lifleri boyunca ilerleyerek beyne ulaşır ve burada hızla çoğalmaya başlar. Bu süreç, kedinin davranışlarında, fiziksel yeteneklerinde ve çevreye verdiği tepkilerde radikal, geri dönüşü olmayan değişimlere neden olur. Kediler enfeksiyonun ilerleyen aşamalarında yoğun bir acı, yön kaybı ve felç durumu yaşayarak solunum yetmezliği nedeniyle hayatlarını kaybederler.
Kedilerin kuduz virüsünü kapmasının en yaygın yolu, enfekte bir vahşi ya da başıboş hayvan tarafından ısırılmalarıdır. Virüs, enfeksiyonu taşıyan hayvanın tükürüğünde yoğun miktarda bulunur ve ısırma esnasında açılan yaradan kedinin vücuduna geçer. Bunun yanı sıra, kuduz bir hayvanın tükürüğünün kedinin açık bir yarasına, tırmalama izine veya göz, ağız gibi mukoza zarlarına temas etmesi de bulaşmaya yol açabilir. Özellikle dışarıya çıkan, diğer sokak hayvanlarıyla veya vahşi doğadaki kemirgen, yarasa, tilki gibi canlılarla temas etme ihtimali olan kediler çok büyük bir risk altındadır.
Kuduz virüsü alan bir kedide belirtiler aniden ortaya çıkmaz; virüsün beyne ulaşması için geçen bir kuluçka dönemi bulunur. Bu dönem tamamlandıktan sonra hastalık, kedinin sinir sistemini aşama aşama tahrip ederek üç temel dönemde farklı semptomlarla kendini gösterir.
Hastalığın bu ilk evresi genellikle bir ila üç gün sürer ve kedinin normal davranışlarında belirgin değişikliklerle karakterizedir.
Bu erken dönemde semptomlar spesifik olmadığı için kuduz hastalığı gözden kaçabilir.
İlk evrenin ardından gelen bu aşamada virüs beyne tamamen yerleşmiştir ve kedi kontrolsüz, tehlikeli davranışlar sergiler.
Bu dönem kedinin hem çevresi hem de kendisi için en saldırgan ve bulaştırıcılığın en tepe noktada olduğu evredir.
Hastalığın son evresi olan bu dönem, virüsün sinir sistemini tamamen felç etmesiyle ortaya çıkar ve ölümle sonuçlanır.
Bu evre başladıktan sonraki birkaç gün içinde kedi maalesef hayatını kaybeder.
Sadece evde yaşayan ve dışarıyla hiçbir teması olmayan kedilerin kuduz olma ihtimali yok denecek kadar düşüktür. Ancak ev kedilerinin tamamen güvende olduğunu varsaymak doğru değildir; çünkü balkondan düşme, kapıdan kaçma gibi beklenmedik durumlarda sokaktaki hayvanlarla temas edebilirler. Ayrıca eve açık pencerelerden veya bacalardan girebilecek enfekte bir yarasa ya da farenin ev kedisini ısırması da çok düşük bir ihtimal olsa da virüsün bulaşmasına neden olabilir. Bu nedenle evden hiç çıkmayan kedilerin de yasal olarak aşılanması ve risklere karşı korunması zorunludur.
Canlı bir kedide kuduz hastalığının kesin ve güvenilir bir laboratuvar teşhis yöntemi bulunmamaktadır. Kan testleri veya salya örnekleri virüsün varlığını canlı hayvanda her zaman doğru göstermez; bu nedenle teşhis büyük oranda kedinin gösterdiği klinik belirtilere ve geçmişindeki şüpheli temas öyküsüne dayanır. Kuduz şüphesi taşıyan kedi karantinaya alınır ve hastalığın ilerleyişi gözlemlenir. Kesin teşhis ancak kedi öldükten sonra beyin dokusundan alınan örneklerin laboratuvarda mikroskobik olarak incelenmesiyle konulabilmektedir.
Kuduz virüsü klinik belirtiler göstermeye başladıktan sonra kediler için hiçbir tedavi seçeneği bulunmamaktadır. Dünyada kuduz semptomları gösteren bir kediyi iyileştirebilecek herhangi bir ilaç, antiviral tedavi veya tıbbi müdahale mevcut değildir. Hastalık %100 oranında ölümcül seyrettiği için, belirtileri netleşen ve kuduz olduğu kesinleşen kediler, hem kendi acılarını dindirmek hem de çevreye enfeksiyon yayılmasını önlemek amacıyla veteriner hekim gözetiminde uyutulur. Bu durum, hastalığa karşı erken önlem almanın hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kuduz, tedavisi olmayan bir hastalık olsa da tamamen önlenebilir bir sağlık sorunudur ve korunmanın tek kesin yolu aşılamadır.
Düzenli bir aşı takvimi takip edildiğinde kedinizin bu ölümcül virüse karşı %100'e yakın bir koruma kalkanına sahip olması sağlanır.
Şüpheli veya kuduz belirtileri gösteren bir kedi tarafından ısırıldığınızda ya da tırmalandığınızda vakit kaybetmeden acil tıbbi önlemleri almanız gerekir.
İnsanlarda da belirtiler başlamadan önce yapılan aşı uygulaması hayat kurtarıcıdır; semptomlar başladıktan sonra süreç insanlar için de geri döndürülemez hale gelir.
Kediler kuduz virüsünü en yaygın olarak enfekte bir hayvan tarafından ısırıldıklarında kaparlar. Virüs, kuduz hayvanın tükürüğünde bulunur ve ısırık sırasında açılan yaradan vücuda girer. Bunun yanı sıra enfekte tükürüğün açık yaralara, çiziklere veya göz ve ağız gibi mukozalara temas etmesi de bulaşmaya neden olabilir. Özellikle dışarı çıkan ve sokak hayvanlarıyla temas eden kediler daha yüksek risk altındadır.
Kuduz belirtileri virüsün vücuda girmesinden hemen sonra ortaya çıkmaz. Virüsün sinir sistemi boyunca ilerleyerek beyne ulaşması için bir kuluçka dönemi gerekir. Bu süreç tamamlandıktan sonra davranış değişiklikleri, huzursuzluk, saldırganlık, aşırı salya akışı, yutma güçlüğü ve ilerleyen dönemlerde felç gibi belirtiler görülebilir. Hastalık belirtileri başladıktan sonra oldukça hızlı ilerler.
Sadece evde yaşayan kedilerde kuduz görülme ihtimali oldukça düşüktür ancak tamamen imkânsız değildir. Kedinin yanlışlıkla dışarı kaçması, balkondan düşmesi veya eve giren enfekte bir yarasa ya da kemirgen tarafından ısırılması gibi nadir durumlar bulaşmaya neden olabilir. Bu nedenle ev kedilerinin de düzenli olarak kuduz aşısı yaptırmaları tavsiye edilir.
Kuduz belirtileri ortaya çıktıktan sonra kediler için etkili bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Günümüzde hastalığın klinik belirtilerini göstermeye başlamış bir kediyi iyileştirebilen herhangi bir ilaç veya tıbbi uygulama yoktur. Bu nedenle kuduzla mücadelede en önemli unsur hastalıktan korunmak ve düzenli aşılama yaptırmaktır.
Kuduzdan korunmanın en etkili yolu düzenli aşılamadır. Yavru kedilere ilk kuduz aşısı genellikle 12 haftalık olduklarında uygulanır ve daha sonra veteriner hekimin önerdiği takvime göre tekrar edilir. Ayrıca kedilerin başıboş veya yabani hayvanlarla temas etmesi engellenmeli, dış ortam riskleri mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Düzenli aşı uygulamaları kedileri bu ölümcül hastalığa karşı büyük ölçüde korur.
Şüpheli bir kedi tarafından ısırılma veya tırmalanma durumunda yara bölgesi hemen bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanmalıdır. Ardından uygun bir antiseptik ile temizlenmeli ve vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Doktor gerekli değerlendirmeyi yaptıktan sonra kuduz aşısı ve gerekiyorsa kuduz immünoglobulini uygulayarak hastalığın gelişmesini önleyebilir. Erken müdahale hayat kurtarıcı öneme sahiptir.